Düzce Organize Sanayi Bölgesi

Haberler

MARKA ve Düzce yatırımları
Haberler

MARKA ve Düzce yatırımları

Düzce Nitelikli İstihdam ve Strateji Geliştirme Merkezi projesini uyguladık ve yüzde 95 oranında bitti

İş gücünü dijital dönüşüme hazırlayan teşvik merkezi Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA), projelere de sağladığı koçlukla kalkınmanın niteliğini artırmaya kararlı.

Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Bolu’yu kalkındırma görevini başarıyla ifa eden Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, 37 OSB’li, 164 AR-GE merkezli, 8 teknoparklı ve 2 serbest bölgeli endüstri ekosisteminin kalbine kan pompalayan bir üs

Sanayi TV’ye konuşan “projelerin destek gücü” MARKA’nın Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu, beş kentteki yatırım destek ofislerinin şu ana kadar 30 bine yakın yatırımcıya danışmanlık desteği verdiğini, güdümlü projelerle sektörleri beslediğini ve özel sektörden kamu kurumuna kadar birçok kurum ve kuruluşa omuz verdiğini ifade ederek, bölgenin kalkınması için ateşleyici kurum olduğunu dile getirdi.

Proje yazma kabiliyeti görece az olan kuruluşlara her ayı farklı olmak üzere yılda 12 eğitim verdiklerini belirten Çöpoğlu; MARKA’nın seracılıktan tarımsal ürüne, mesleki eğitimden dijitalleşme mentorluğuna kadar farklı birçok alanda top koşturduğuna dikkat çekti.

İşe girecek yeni mezun gençleri Sanayi 4.0 temelli üretime hazırlama noktasında destek sağladıklarını belirten Çöpoğlu, öncülüğünü yaptıkları proje ve merkezleri de açıkladı. İşte, satır başları:   

SERA YATIRIMCILARINA MÜJDE!

 Güdümlü proje, mali ve teknik destekler verdiklerini söyleyen Çöpoğlu, “Diğer ajanslardan farkımız çok sayıda güdümlü proje desteği vermemiz. Bilişim Vadisi, meslek liseleri, MYO’lar ve OSB’ler de faydalanıyor.  Devam eden 5 güdümlü projemiz var. Bir tanesi, Türkiye'de ilk defa 2 ajansın (İSTKA’yla birlikte) ortak yürüttüğü Türkiye Açık Kaynak Platformu Projesi. Bilişim Vadisi projeyi yürütüyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yaklaşık 500 bin bilişim uzmanı yetiştirecek bu proje, iki tane de okul kuracak. Bütçesi 30 milyon TL. Fransa'daki Ekol 42 modeli ile projemiz başladı. Ayrıca pandemi döneminde maske ve koruyucu tekstil üretiminde büyük mesafe kat ettik. Bunun için de TÜBİTAK MAM içinde Korucu Test Merkezi isimli bir güdümlü projemiz var” şeklinde bilgi verdi.

Düzce’de sanayinin sıçrama yaptığını söyleyen Genel Sekreter, “İstanbul’da insanların sanayiyi kuracağı bir mekân kalmadı. Kocaeli de doldu, biz de imalat sanayinde çalışacak nitelikli insan yetiştirmek üzere, Düzce Nitelikli İstihdam ve Strateji Geliştirme Merkezi projesini uyguladık ve yüzde 95 oranında bitti. Yine Dilovası İMES OSB'de İleri Mühendislik Mükemmeliyet Merkezi bu bölgede. Ayrıca Sakarya TSO’yla, Sakarya Büyükşehir Belediyesinin ortaklığında yürüyen Sakarya Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi projemiz var.

Burada özellikle yurt dışından ithal ettiğimiz tohumları ve fideleri üreteceğiz. Buranın kapasitesi yıllık 37 milyon adet, 4 bin 700 ayrı türde fide ve tohum yetiştirecek bir merkez kuruyoruz. 2021’in başından itibaren de burayı açacağız” açıklamalarını yaptı. Yerli otomobil için test merkezi yaptıklarını ve sanayicilerin yaptıkları AR-GE’leri Avrupa’daki test merkezlerine göndermeden burada test yaptırabileceğini söyleyen Çöpoğlu, diğer projelerle ilgili de bilgilendirdi. Çöpoğlu, “Bolu’da ciddi bir depolama tesisi yaptık. Yalova'da süs bitkiciliği çok gelişmiş orada bitirdiğimiz Süs Bitkileri AR-GE ve Uygulama projemiz var. Bunlar güdümlü projelerimiz. Bunun dışında şuana kadar yaptığımız mali desteklerimiz var. Yaklaşık 347 projeye 116 milyonluk destek sağlamışız. Bunun da yarattığı ekonomik değer 215 milyon Euro’ya ulaştı. Ayrıca yaklaşık 635 projeye 7 milyon Liraya yakın teknik destek sağladık. Sakarya Büyükşehir Belediyemizin jeotermal enerji ile üretim yapacak Akyazı'daki Seracılık Mükemmeliyet Merkezini de çalışıyoruz. Diğeri de Sakarya’da yürüttüğümüz diğer Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi'nin de bir tamamlayıcısı olacak Seracılık Mükemmeliyet Merkezi. Hem özel sektöre hem kamuya hem bu bölgede seracılık yapacak yatırımcılara örnek model bir sera kurmayı planlıyoruz” hedeflerini paylaştı.   

VADİDE İMZASI VAR

 Bilişim Vadisi’nin ulusal bir devlet projesi olduğunun altını çizen Çöpoğlu, “Sıradan bir TGB değil. Tüm etapları tamamlandığı zaman yaklaşık 100 bin bilişim uzmanının çalışacağı bir vadi olacak. En son, 138 firmanın şu anda yerleşik olarak bir faaliyet gösterdiği ve 1000’in üzerinde uzmanın çalıştığı bilgisini aldık. Küresel firmalar da buraya girmek için görüşmeler yapıyor.  Kurulduğu günden bu yana ajans olarak yakın iş birliği içindeyiz, tanıtımını yapma protokolümüz var. Kurulmadan önceki gerekçe raporunu bile biz hazırlamıştık. Türkiye Açık Kaynak Platformu güdümlü projemizle Bilişim Vadisine biz de destek oluyoruz. En son Sayın Bakan Mustafa Varank’ın katılımıyla Albaraka ve Vakıf Katılım ile 100 milyon liralık bir Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kuruldu. Dolayısıyla buradaki start-up'ların ve firmaların sermaye erişimi de kolaylaştı. Burada bir bilişim kümelenmesi oldu” ifadelerini kullandı.   

SANAYİYE CHECK-UP

 Yaklaşık 3 yıldır dijitalleşme ve Sanayi 4.0 üzerine çalıştıklarını ve konvansiyonel üretim biçimlerinin gelecek vadetmediğini söyleyen Çöpoğlu, “Bu konularda mali, proje ve teknik desteklerimiz oldu. Türkiye'de önümüzdeki 10 yıl içinde çok yeni alanlarda iş ortaya çıkacak. Bizim de işe girecek yeni mezun gençlerimizi Sanayi 4.0 tarzı üretime hazırlama noktasında desteklerimiz oldu. MYO ve MTAL’lerin altyapılarını güçlendirecek proje destekleri sağladık. Pek çok okulun, Sanayi 4.0 uyumlu üretim yapabilmeleri için hazırlık yapıyoruz.

Düzce TSO’da üretimde dijital dönüşüm projesine destek sağladık. Gebze Ticaret Odası'nın Gebze için dijital dönüşüm check-up çalışması projesine destek sağlıyoruz. Sadece bu firmaların check-up’ını da yaptırmıyoruz. Bu firmalara biz hizmet satın aldığımız mentor firmalar aracılığıyla Endüstri 4.0 ve dijitalleşme sürecinde mentorluk yapıyoruz” açıklamasında bulundu.   

EKOSİSTEM YAPISI GÜÇLÜ

 Çin’deki üretimi Türkiye’ye çekme noktasında çalışmaları Cumhurbaşkanlığı yatırım ofisi eşgüdümüyle yaptıklarını söyleyen Çöpoğlu, “Bizim bölgemizde gerçekten ciddi bir potansiyel var. 27’si faal, 37 OSB'miz var. Bilişim Vadisi’yle beraber 8 TGB’miz ve 2 SEB’imiz var. Türkiye'nin pek çok bölgesinde olmayan böyle güçlü bir altyapıyı, yurtiçinden ve yurtdışından gelen firmalara tabii ki aktarıyoruz. Onlara ülkemizde devletimizin verdiği proje bazlı destekleri genel teşvik sistemini, bölgesel teşvik sistemini anlatıyoruz. Teşvik sisteminde Kocaeli birinci, Sakarya, Bolu, Yalova ikinci ve Düzce üçüncü bölgede.

Dolayısıyla çok cazip olmamakla beraber bu güçlü altyapı, garanti yatırımcılar için tercih nedeni olabiliyor. Kocaeli'nin Sakarya, Bolu, Yalova, Düzce'nin üçüncü bölgesi olmasıyla beraber ilçe bazlı teşvik sisteminde daha güçlü yatırım destekleri sunabiliyor” diye konuştu.

Bu anlamda yüksek teknolojiyle zaten bir kümelenme olduğunu dile getiren Çöpoğlu, “Özellikle Çin’den olası yatırımların Doğu Avrupa'ya ya da ülkemize gelmesi sürecinde bölgemiz en cazip bölge olabilir” şeklinde konuştu.   

KRİZ SONRASI TABLO

 Pandemi sürecinde bölgeyi koruyan 2 çalışmaları olduğunu söyleyen Çöpoğlu, “COVID-19 salgınının bölgeye sosyal ve ekonomik etkileri araştırması yaptık. Bunun sonuçlarını bakanlığa sunduk. Bölgemizdeki bütün özel sektör ve kamu kurumlarıyla derinlemesine mülakatlar yaparak salgından en fazla etkilenen sektörler ve toplum kesimleri ile ilgili güzel bir çalışma yaptık. 2’ncisi, MARKA olarak mesleki biz koordine ediyoruz, afet yönetimini de. Pek çok afet toplantısı yaptık. Deprem bölgesinde olmamız vesilesiyle 26 kalkınma ajansının afet yönetimi koordinatörüyüz. Bu görevle beraber BM’nin fonladığı bir proje vardı. O projenin bir ayağı da dayanıklılık projesi. Burada 6 sektör de kriz sonrası nasıl toparlanırız ve pazar olanakları nasıl temin edilebilir düşündük ve yaklaşık 3000 gence salgın sonrası yeni istihdam alanları sağlamak. 500 firmaya kriz sonrası toparlanma danışmanlığı olmak üzere çalışma yönetiyoruz” ifadelerine yer verdi. Çöpoğlu, pandemiden sonra KOBİ’lerin ve kamunun yeni döneme nasıl bir hazırlık yapacaklarını planladıklarını söyledi. Birtakım siyasi gelişmelerin yaşandığı Yunanistan’la ülke ihracatını değerlendiren Çöpoğlu, rakamların inişli-çıkışlı olduğunu söylese de ihracatı etkilemeyeceğini ifade etti. 2019’da 198 milyon dolarlık bir ihracat yapıldığını ve Avrupa’ya olan ihracat konusunda sürekli bir artış kaydedildiğini söyleyen Çöpoğlu, son olarak şu temennilerde bulundu: “Dileriz ki ülkeler arasındaki krizler ekonomiyi çok fazla etkilemesin. Askerlerimiz orada çalışırken biz de ihracat yaparak ülkemize güç katacağız.” (Ümit Uçar)

 

 



Duyurularımızdan ilk siz Haberdar olun

İletişim Bilgilerimiz